Çalışacağım ama ne kadar, çalışacağım ama nasıl? Sorularını sık duyuyoruz. Hatta bu aralar daha da sık duyduğumuz soru ise nasıl başlamalıyız? Evet aslında bu sorunun cevabından başlarsak gerisi gelecektir diye düşünüyorum.

İlk olarak odamızı, kütüphanemizi, kitaplığımızı, masamızın üzerini gözden geçirelim. Bize 1 tane sessiz ortam ve masa, 2 adet farklı konu anlatım kitabı, 3 adet çözümlü soru bankası, 4 takım yaprak test veya soru bankası, 5 set deneme lazım. Bunlar yıl içinde sınava 2-3 ay kalaya kadar yetecektir. Tabi ki hedefi yüksek olanlar, derece bekleyenler, kazanması gereken yerin puanı yüksek durumda olanların bu yayın miktarlarını birer ikişer artırması gerekmektedir.

Dershane imkanımız yoksa önce 2 farklı konu anlatımlıdan konuları iyice okuyoruz, önemli yerlerin altını çiziyoruz ve buradan kendi defterimize aktarımlar yapıyoruz. Aldığınız notun altına ilgili örneği çözümüyle beraber iliştirmeniz ve en fazla 1-2 gün içinde tekrar etmeniz gerekmektedir. Günlere ve saatlere böldüğünüz her ünitenin bitiminde (2 farklı konu anlatımlıdan çalıştıktan ve video sitelerden izledikten sonra) çözümlü soru bankalarından o üniteyle ilgili en az 2-3 test çözmelisin. Testlerin bitiminde yanlış ve boşlarını hatta yavaş çözdüğün soruların çözümlerine hemen bakmalısın. Sonra ilgili üniteyle ilgili yaprak test veya soru bankalarından en az 3-4 test çözmelisin. Yine aynı şekilde doğrumuzu, yanlışımızı ve boşumuzu bir kağıda yazıp, kendimizi değerlendiriyoruz:
Durum kötü ise aynı konuya tekrar çalışıyoruz, konu anlatımlıdaki örnekleri ve çözümlü soru bankasındaki soruların çözümlerini inceliyoruz. Yeniden soru bankasından 1-2 test daha çözüyoruz.
Durum orta halli ise; yeni üniteye geçip aynı çalışmaları tekrarlıyoruz. Ancak 1 hafta sonra önceki üniteye 1 günlük randevu veriyoruz.
Durum iyi ise; yeni üniteye geçip aynı çalışmaları tekrarlıyoruz. Ancak 2-3 hafta sonra önceki üniteye 1-2 testliğine randevu veriyoruz.

Konuların, ünitelerin büyüklüğüne ve önemine göre her üniteye en az 2-3 gün, en fazla 1-2 hafta ayırmalısınız. Zaman bizim için çok değerli, çünkü konuların Nisan ayının sonuna kadar tekrarlarla beraber bitirilmesi gerekiyor ki son aylarda bol bol deneme ve soru çözelim.
Temeli sağlam ve konu eksiği az olan arkadaşlarımızın da yeni yıl başlamadan konularını tekrar etmesi lazım. Ne kadar çok soru çözersek o kadar faydamıza olacaktır. Belli bir süreden sonra aynı soru tipleriyle sık sık karşılacak duruma gelmeye başladığımızda hedefe çok yaklaştığınızı düşünebilirsiniz.

Aynı hafta içerisinde Matematik, Geometri ve Türkçe derslerinin her biri için zaman ayırmalısınız, biri bitince diğerine başlarım mantığı doğru değildir. Bölümüne göre derslerin ağırlığını kendin belirleyebilirsin. Sayısalcı bir arkadaş haftanın %75-80’ini Geometri ve Matematik derslerine ayırmalıdır. Eşit ağırlıkçı bir arkadaşımız haftasının en az %60’ını Türkçe’ye ayırmalıdır. Sözelciler ise puanın büyük kısmını sözel kısımdan alacağı için ağırlığın %75-80’ini Türkçe ve Sözel Mantık konularına ayırmalıdır. Mantık çalışmalarına ilk haftalarda başlamayabilirsiniz. Matematik konularında Üslü-Köklülerden sonra Sayısal Mantık dersine, Türkçe’de ise Sözcük’te ve Cümle’de Anlam ünitelerinden sonra yavaş yavaş Sözel Mantık dersine çalışmaya başlayabilirsiniz.

Zamanla artırmak şartıyla günde en az 2 saat, en fazla 4 saat çalışma şimdilik yeterli olacaktır. Ancak son sınıflarında okuyan arkadaşlarımız ileride vize-final ve ödevlerini düşünecek olurlarsa şimdiden en az 3 saat çalışmalıdırlar. Memur ve özel sektör çalışanları ise gün içerisinde fazla çalışma imkanları olmuyor ise en az 1 en fazla 3 saat çalışmalı, hafta sonları ise en az 3-4 saat derslere zaman ayırmalıdırlar. Hangi durumda olursanız olun her 45-50 dakikada 5-10 dakika mola vermelisiniz (kolay sıkılmayanlar ise her 1 saatte 15 dakika mola verebilirler)

Haftalık soru sayısı başlarda en az 500 olmalı, zamanla 1 ay sonra bu sayı 600’e çıkmalıdır. Yeni yıl başlayınca artan şekilde aylık 4000-5000 gibi hedefler koymaya başlamanız gerekmektedir. DGS konu çalışmaktan ziyade bol soru çözülmekle başarılacak bir sınavdır. Yıllık hedef olarak geçen sene olduğu gibi en az 30.000 soru olmalı. Önceki yıllarda yazdığım bir reçeteyi paylaşayım. 30.000-50.000 arası soru çözenin kazanma ihtimali iyidir. 50.000-70.000 arası kesin kazanacaktır. 70.000 üzeri dereceye hazırlıklı olsun.

Günün hangi saatlerinde çalışmak konusuna gelince; sabah saatleri kahvaltıdan önce (ılık bir su ve hafif bir atıştırma sonrası) yapılan çalışmaların verimli olduğu tıbben ve bilimsel olarak da belirtilmiştir. Ancak bir insan kendinin en iyi anlayabildiği ve soru çözebildiği saatleri bilir ve ona göre de programını yapabilir. Çünkü günün saatlerindeki durumunuz (okulunuz, işiniz, kursunuz ve yapınız) değişkendir. Kimileri kolay uyuyamadığı için geç saatlere kadar çalışmayı seviyor. Kimileri ise sabah erkenden kalkma alışkanlığı vardır.
Yeter ki yaptığınız programa saat olarak uyun ve istikrarlı olun.

Deneme çözmeye de Kasım gibi başlayabilirsiniz (konu eksiği olmayan, sağlam temelli arkadaşlar şimdiden yanlış ve boşlarını kontrol etmek şartıyla haftada 1 adet çözebilirler). Konu eksiğiniz bile olsa, kendinizi hazır hissetmeseniz bile Ekim sonu, Kasım başı deneme çözmeye başlayın. Denemelerinizi çözdükten sonra atmayın. Bir kaç ay sonra aynı denemeleri gözden geçirin ve aynı yapamadığınız sorulara bakın. Kendinizde gelişme olduğunu görürseniz daha da umutlanın, gelişme görmez ise yapamadığın soruların konularına tekrar bakın. Denemeler doktor gibidir, seni muayene eder, reçete yazar ve senin önceden tedbir almanı sağlar. Bir yandan da acı ama doğru konuşan bir dosttur. Yeter ki bu dostun değerini bilin.

Önceki yıllarda bu sisteme benzer çalışmalar, sınavda işinize yaramamış ve ters köşe olmuş olabilirsiniz. Onu bir acı tecrübe saymanızı ve yine sıkı ve istikrarlı çalışmanızı tavsiye ediyorum. Sınav sadece ders çalışılmaya aşılacak bir mefhum değildir. Moral-motivasyon önemli, doğru yönlendirilmen önemli, psikolojini sağlam tutman önemli ve daha bir çok şey önemli. Bunlarla ilgili makalelerimi, radyo ve video yayınlarımı yıl içinde paylaşacağım.

Herkese, ailene, akrabalarına herşeyden önce kendini kendine ispat etme zamanı geldi. Bu sene senin senen olsun, düzenli çalış, sıkı çalış, istikrarlı çalış. Yıl sonunda hedefine ulaşınca ”Bu adam neymiş be, biz farkedememişiz” desinler. Sonra kendine dön kendi kulağına fısılda ”Daha her şey yeni başlıyor adamım”.

Hadi başarılar.

Aziz Hoca